BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Salı , Aralık 12 2017
Home / Psikoloji / Yetişkin Psikolojisi / Ağlamamızın Sebepleri Nedir?

Ağlamamızın Sebepleri Nedir?

Hepimiz doğar doğmaz ağladık. Bazen meme istediğimiz zamanlarda gelmedi, yine ağladık. Anamız-babamız bizden biraz uzaqlaşanda, geri qayıtmayacaqlarını sanıp ağladık. Çocukken defalarca yıkılıp ağladık. İstediğimiz başarıyı elde edemeyince, biri canımızı yaktığında, kalbimiz kırıldığında, bize veya sevdiğimiz birine bir şey olacak diye korktuğumuz, sevdiğimiz canlıları kaybettiğimizde ağladık ve ağlıyoruz. İyi ağlamalarımız arasında fark var mı? Ağlamanın altında yatan dinamikler nelerdir? Neden ağlıyoruz?

Psikoloji profesörü Provine’e göre ağlamak gerektiği kadar önem verilmeyen ve hatta kötü bir davranış olarak tanımlanabilen ama iç dünyada yaşananlar hakkında derin bilgiler veren bir davranıştır. Provine ağlamanın altında yatan nedenlerin yaşa göre değiştiğini belirtiyor:

“Ergenlikte ağlamalar seyrəkləşir ve daha sakin bir hal alır; hıçkıra hıçkıra ve iç çekerek ağlamak yerine çoğunlukla sadece gözyaşı döküyor ve ergenlikte gözyaşlarına neden olan travma fiziksel olmaktan çok duygusaldır. Buna karşın, niyetli veya niyetsiz, fiziksel veya duygusal nedenli, yetişkin veya çocuk olarak ağlamanın anlamı aynıdır: “Yardıma ihtiyacım var”. Paradoksal şekilde, yardım çağrısı olan yetişkin ağlamaları daha sessiz ve mahremi; genellikle evde ve özel birinin katılımıyla gerçekleşiyor. Kendisini durdurma sisteminin gelişimi yetişkinlere nerede ve ne zaman ağlayacağına karar verme şansı sunuyor ediyor. “Provine’e göre ağlamak ve gülmek birbirini tamamlayan davranışlardır. Buna göre Provine, bizi -Ağlama fiziologiyasını daha iyi anlamak için- ağlamayı ve gülmeyi birlikte düşünmeye davet ediyor:

“Araştırmacılar tipik bir ağlama veya gülmenin olup olmadığını tartışıyor, ama ağlama ve gülme sesleri arasındaki keskin farkı bilmenin, bu davranışları analiz etmeye yetecek bilgiyi sağladığını düşünüyorum. Ağlamak uzun süreli, sesli ve saniyede bir sıklıkla nefes alışverişine neden olan bir davranıştır . bir bebeğin ‘ıngaaa’sını düşünelim. ağlayışlardır saniyede bir sıklıkla tekrarlanır, bu süre bir nefes alma-verme döneminin sürecidir. Buna karşın, gülmek uzun süreli olmayan, genellikle sesin dışarıya verildiği (‘ hahaha ‘gibi) bir davranıştır, her hecanın söylenmesi saniyenin on beşte biri kadar devam eder ve saniyenin beşte biri sürede bir tekrarlar. ”

Ardından ağlama ile gülmenin ilginç bir ortak özelliği olan irade dışı yoğun şekilde kullanılmasını (perseverasyon) açıklıyor:

“İki davranış için de bir kapatma düğmesi yoktur .. Çoğu zaman ağlamak daha çok ağlamaya neden olur. Aynı şekilde gülmek de daha çok gülmeye neden olur. Örneğin, komedi kulüplerinde ana gösteriden önce izleyicileri alıştırmak için başka komedi gösterileri sunarlar, bir süre sonra o kadar da komik olmamasına rağmen kontrolsüzce güldüğünüzü fark ediyorsunuz. İşin özü, istekli kontrol sadece ağlamayı veya gülmeyi başlamadan ve bitirmek görülüyor diyebiliriz. ”

Provine son olarak, duygusal gözyaşlarının işlevini sorguluyor. Eğer hıçkırarak ağlamak yardım çağrısına çevrilibse sessizce dökülen gözyaşlarının evrim geçirmesinin sebebi nedir? Kimseye göre, sessizce dökülen gözyaşları vücudun antiseptiği olan ve gözü temizleyen lizozim maddesi içerir. Duygusal olmayan iyileştirici gözyaşlarının gözlerdeki bir travmayı, fiziksel agresiya yaratan düşmanların durdurulmasını veya kabile üyelerinin korunması gerektiğini gösteren bir sinyal olduğu söylenir.

Bunu da Okuyabilirsiniz

Hindistan Cevizi Yağının Cilde Faydaları

Derisi özen gösteren bayanlar için güzellşeme gizemlerinden biri de hindistan cevizi yağının kullanımı ile deride ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close